http://www.sparklee.com - glitter text

Sadece ve sadece kendi elemeklerim... elisidiyari.blogcu.com - Blogcu



Sadece ve sadece kendi elemeklerim... elisidiyari.blogcu.com

5/10/2009 - PATİK ÇORAP

Kategori: Orgu
Değişik bir patik çorap örneği. Kolay gelsin...







yok YorumYorum yaz!Bağlantı

5/5/2009 - DANTEL

Kategori: Dantel

Yeni bir dantel örneği ile aranıza dönüyorum arkadaşlar. Bu aralar oğlumun rahatsızlığı ve ardından benim rahatsızlığım nedeniyle sizlerden bir süre ayrı kaldım. Umarım kusuruma bakmazsınız. İnşaallah örneklerimi beğeniyorsunuzdur. Hepinize kolay gelsin. Yorumlarınızı bekliyorum...








3 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/4/2009 - BEBEK YELEĞİ

Kategori: Orgu
Akıllı iplerle örmüş olduğum bebek yeleği. kolay gelsin...






2 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/2/2009 - BİLGİSAYAR VE İMAN

Kategori: Yazi_Siir

İmam Abdullah Hoca, resmi işlerini yaptırmak için kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır. Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesuphânallah'lar, estagfirullah'lar çektirir hoca efendiye, hem de peşpeşe.
Cafe işleten delıkanlıya:
- Evlâdım TC kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
- Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim.

Abdullah Hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulundugu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline.
Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır.
Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer.
Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin d e buradan çıkamadıklarını düşünür.
Bir 'fesuphânallah' daha çeker ve:
- Ähir zaman fitneleri işte canım der kendi kendine.

Hoca Efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı bir çay söyleyince, kendisine çay ikram edilmesinden memnun olur. En azından bu da bir hürmet ifadesidir. 'Aferin' derken içinden hayıflanır, istemeden:
- Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar.

Boşa hayıflanmanın, ah vah demenin bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
- Delikanlı sana bir şey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
- Buyurun amca, ne soracaktınız?
- Sen Allah'ı bilir misin?

Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği joleli saçları, her baktığında bir 'fesuphanallah' daha çektiği sakal şekliyle bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır.
Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
- Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca?

Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
- Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun Allah'ı, bana bir anlatır mısın?
Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
- Bu bilgisayarla biliyorum amca.
- Bunlarla mı? Pek anlayamadım.
- Bu bilgisayarların varlığı benim nazarımda Allah'ın varlığının en açık delillerinden biridir. Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca, böyle bir makine ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir. Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafindan yapılmış olduğunu söyler sana. Meselâ Darwin kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
'Bu Älet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.'
Darwin bile 'çüş lan deve' der.

Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir:
- Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince
kıvırıveriyor değil mi evlâdım?
- Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlı, hepsi bir program tarafından idare ediliyor. Bu sistemi ben kurdum, burayı ben çekip çeviriyorum. Buradaki düzen benden sorulur; yani bir anlamda da farzi muhal buranın tanrısı benim.

Bazen oyun oynayıp, interneti kullanıp para ödemeden sıvışmaya kalkanlar oluyor. Hemen yakalıyorum onları. 'Gel bakalım! Nereye gidiyorsunuz böyle? Buranın nimetlerinden faydalanıp başıboş bırakılacağınızı mı zannettiniz? 'Paramız yok abi! ' derlerse; 'Yok öyle yağma! ' deyip cezalandırıyorum. Internet-cafeyi temizletiyorum: paspas yapıyorlar, camları silip tuvaleti temizlettiriyorum. Bir saat oyunun, internetin bedeli olur, bunun hesabı sorulur da, sayısız nimetlerle dolu koca bir ömrün hesabını sormazlar mı insana? Bir cafenin bile işlerini düzenleyen, tertip eden biri varken, koca kâinatı kusursuz işleyen bu sisteminin bir kurucus u olmaz mı? Olmaz diyenin ahmaklığını bütün noterler tasdik etmez mi?

- Vallahi evlâdım pek takdir ettim seni. Peki Allah'ı nasıl bilirsin, neye benzetirsin?
- Ben Allah'ı hiçbir şeye benzetmeden bilirim amca.

- Bunun böyle olacağını nasıl bildin evlâdım? Delikanlı eliyle bilgisayarları işaret etti:
- Yine bunlar sağolsun. Bu bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır. Birbirlerine benzemezler. Programı yazan insan başkadır, ortaya konulan program ise bambaşka. Bilgisayarda yüklenmiş bilgiler vardır, fakat benim bilmem yine başkadır. Kamerası vardır, ses düzeni vardır ama benim gözlerim ve duyup konuşmam farklıdır.

Abdullah Hoca çocuğun feraset ve anlayışını çok beğenmişti.
Sorduğu sorulara aldığı cevaplar, gayet mantıklıydı ve berrak bir imana işaret ediyordu.
Aslında buradaki işi bitmiş, kimlik numarasını çoktan almıştı; ama muhabbete devam etmek istedi.

- Peki varlığına inandığın Rabbin için ne yapman gere ktiğine dair ne biliyorsun?
- Ne yapmam gerektiğini biliyorum amca, fakat ne kadarını yapabildiğim hususunda kendimi yeterli görmüyorum.
- Ne bildiğini söylersen, neler yapabileceğine dair yardımcı olabilirim belki evlâdım.
- Neler yapmam gerektiğine dair şuradan biliyorum amca: Öncelikle, Rabbim bana bir gönül vermiş. Kendisini bilmeyi nasip edip muhabbetini gönlüme yerleştirmiş.
Ben de gönlümde sadece O'na ve sevdiklerine yer vermeliyim,
O'nun istemeyeceği şeyleri gönlümden uzak tutmalıyım.

İkinci olarak bana verdiği dili razı olmayacağı sözlerden korumalıyım. Her zaman O'nu söylemeli, O'nu anlatmalıyım.

Son olarak bana verdiği bu bedeni onun razı olacağı şekilde kullanmalı, bir gün toprak olacak vücudumu
O'nun yolunda eskitmeliyim. Benim bildiğim bundan ibaret.

- Ee evlâdım daha ne yapacaksın, başka bir şey kalmadı ki!
- Efendim yapmalıyım, etmeliyim diyorum ama, bal demekle ağız tatlanmıyor ki!
Gidilecek yolu bilmek ayrı, usuluyle yolda yürüyebilmek apayrı bir şey!
Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse,
Şeytan denilen mel'un HACKER, benim sistemimde ki NEFS virusunu aktif hale getiriyor.
Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir antivirus programı bulmam lazım belki de..

- Ben biliyorum dedi Abdullah Hoca ve ekledi: NAMAZ!
- Eveeet amca, NAMAZ anti-virus programlarından birisidir. Hayat sistemine kurup, günde beş kere de bağlanırız, böylece sürekli güncellenir.


Eğer Bir Gün Dünyaya Ait Çok Büyük Bir Derdin Olursa,
Rabb'ine Dönüp '' Benim Büyük Bir Derdim Var'' Deme!
Derdine Dönüp 
 '' BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!''
De!

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/2/2009 - BEBEK ELBİSESİ

Kategori: Orgu

ELBİSE ÖN-ARKA : Pembe (isteğe göre değişebilir) iplik ile 94 ilmek başlanacak. İlmekler 2 düz, 2 ters olarak dizilip 4 sıra lastik örüldükten sonra beyaz iplik ile (isteğe göre değişebilir) düz örgüye başlanırken ara ara 8 ilmek kesilip bedende 86 ilmeğe düşülecek. Düz örgüye devam edilip 8 sıra örüldükten sonra yanlardan 2 ilmek, içeriden 1’er ilmek kesilip her 6 sırada 1’er ilmek kesilerek örgüye devam edilip bedende toplam 8 kere 1’er ilmek kesilerek 70 ilmeğe düşülecek. Beden boyu 21 cm’de verilen renk sıraları uygulamaya başlanacak. Beden boyu 25 cm’de kol evi oyuntusu için yanlardan 1 kere 4 ilmek, 1 kere 3 ilmek, 1 kere 2 ilmek, her 4 sırada bir de 4 kere 1 ilmke kesilip 2 sıra örüldükten sonra omuzlardan 11’er ilmek kesilerek ön parça bitirilecek. Arka parça da ön parça gibi aynı şekilde başlanıp önde yapılan işleler tekrarlanarak örülüp beden boyu 21 cm’de verilen renk sıraları uygulamaya başlanacak. Beden boyu 25 cm’de kol evi oyuntusu için yanlardan 1 kere 4 ilmek, 1 kere 3 ilmek, 1 kere 2 ilmek, 1 kere 1 ilmek kesilerek örgüye devam edilecek. Beden boyu 36 cm’de arka yaka ortasından 18 ilmek, yanlarından 1 kere 5 ilmek kesilerek omuzda kalan ilmekler kesilecek arka parça bitirilecek.

 

YAKA LASTİĞİ : Pembe renk ile 94 ilmek başlanacak. İlmekler 2 düz 2 ters olarak dizilip 4 sıra örüldükten sonra tüm yaka etrafına dikilerek bitirilecek.

 

KOL EVİ LASTİĞİ : Pembe renk ile 78 ilmek başlanacak. İlmekler 2 düz 2 ters olarak dizilip 4 sıra örüldükten sonra kol evi etrafına dikilerek bitirilecek.

 

Sevgili blog arkadaşlarım yukarıdaki açıklamalara dayanarak renkleri istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz ki ben değiştirdim. Ayrıca kol ve yaka lastiklerini şiş ile üzerine dizerek ördüm. Ayrıca dikmedim. Bence bu şekilde örünce daha düzgün oldu.

 







2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us

Hakkımda

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

KATEGORİLER

ARKADAŞLARIM

 

sacita
goznuru
pinardemir
yumak
sevdemelike
elishi
umudum
yakamozda
cisil2006
begonya35
woelfin Barış
şengül karsak
nisan24
beyzaca
zarifeden
fatogelin
nazengul
bucan
hayaldunyam
hayatsu
eminedantelorgu
edaca
mavis62
ferhunde
ilmekilmek
handworks
tosyalim37
orgusepetim
almulaca
neslinur78
orguhazinem
eliisi
lilax
nurgulp
elemegim
orgucafe
ceride
senaz
elle
ilginakel
mugeninoltasii
kizlariminnakislari
deniznehir
busu
beyhanli
elele
ahsen50
sados
sudenaz07
sevilayca
Nalan Coşgun
somer
hayallerimveben
songulacikgoz
kadinlarinblogu
zahidem50
yaseminle
biryudumhobi
sberna
gardenya70
pikola28
hobi69
satiyorumsaaattim
1964anne
deryagibiyim
neslihobi
isranur
kimyager1067
aygiz
serap29
dantelistan
aferimbana
bricoleuse
oznurla
bilmisbiri
gulfeyra
taytay
sevgiylekalin
ezgim3

MESAJ PANOSU


 

SON DAKİKA HABERLERİ

 

 

Esmaul Husna
sitene ekle

 

 

GÜNCEL

 

ARAMA

Google

Web elisidiyari

 

KİM NEREDEN

 

ÜLKEMİZİ TANIYALIM